Content Advisory

Hassas İçerik Uyarısı

Bu site, savaş suçları gibi hassas konuları işlemekte olup, yaralı veya ölmüş insanları gösteren birçok detaylı görsel içermektedir.

Gassan Ebu Sitte
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
Londra - İngiltereRöportaj: Selman Aksünger
Gassan Ebu Sitte
İsrail’in amacı Gazze’yi yaşanmaz bir yer hâline getirmek

İsrail’in saldırılarının başlamasının ardından 9 Ekim 2023’te MSF (Médecins Sans Frontières - Sınır Tanımayan Doktorlar) ile Mısır üzerinden Gazze’ye giden ve 18 Kasım’a kadar Şifa Hastanesi ve El-Ehli Baptist Hastanesi’ndeki tıbbî imkânsızlıklara rağmen Gazze halkına hizmet vermek için büyük çaba sarf eden Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Ebu Sitte, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Uluslararası Adalet Divanındaki (UAD) yargı süreçlerini takip etmek üzere bulunduğu Hollanda’da Gazze’deki hastanelerin durumunu, tıbbi zorlukları ve AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın İsrail’in hava saldırısıyla öldürülmeden birkaç gün önce kendisiyle yaptığı fakat yayımlanamayan röportajın hikâyesini AA’ya anlattı.

(AA’nın “Kanıt” kitabının ilk sayfasında yer alan ve El-Ehli Baptist Hastanesi bombalandığı gece çocuk naaşlarının arasında basın açıklaması yaptığı sırada çekilen fotoğrafı hakkında) Bu fotoğraf, El-Ehli Baptist katliamının olduğu gece çekildi. Yaralılardan biriyle fotoğrafın çekildiği alana gelmiştim. Hastaneye sığınan bir sürü aile vardı. Saat 18.00 sularında bu ailelerin sığındığı alana bir füze ateşlendi ve yaklaşık 480 kişi öldü.

Katliamın hemen arkasından hastanede yararlıları kurtarmaya çalıştık ve daha sonra onları Şifa Hastanesi’ne naklettik.

İsrailli politikacılar ve askerî liderler, Gazze’yi yaşanmaz hâle getirmek istediklerini söyleme konusunda çok açık davranıyor. Gazze’yi, nüfusundan arındırmak istiyorlar. Bir yeri yaşanmaz hâle getirmenin en etkili yollarından biri, İsraillilerin yaptığı gibi Gazze Şeridi’nde sağlık sistemini tahrip etmektir.

Savaşın başından itibaren Gazze’de birçok tıbbi malzeme eksikti. En sonunda ameliyatlarda acıyı azaltmak için kullandığımız morfinimiz ve anestezi malzememiz kalmadı. Maalesef, birçok hastayı ameliyathaneye gerektiği sıklıkta alamadığımız için yaraların çoğu enfekte oluyordu ve bu yaraların enfeksiyon nedeniyle hastayı öldürmesini engellemenin tek yolu, anestezi olmadan çok acı verici temizleme prosedürleri uygulamaktı.

Her gün çok fazla sayıda yaralı geldiği için bir kişiyi tekrardan ameliyathaneye almak çok zordu, özellikle de birden fazla ameliyat olması gereken kişileri. Bunun nedeni, ameliyat etmeniz gereken hasta sayısına kıyasla ameliyat kapasitesinin çok sınırlı olmasıydı. Mümkün olduğunca çok ameliyat yapmak istediğimiz için en acil operasyonları yapıyorduk ve ikincil olanları bırakıyorduk.

Hastanelerin bombalanması ve tahliyesi sebebiyle çalışma şartları çok zorlaştı. Yaralılar, bir hastaneden diğerine naklediliyordu. Ben de bir hastaneden diğerine gidiyordum ve bu sebeple hastaların takibini kaybediyorduk.

“Es-Savvaf çok ama çok cesur bir gençti”

AA kameramanı Muntasır es-Savvaf, Gazze’de görevi başındayken İsrail’in hava saldırısında öldürülmesinden kısa süre önce benimle röportaj yapmıştı ve bu röportaj hiç yayımlanamadı. Röportaj, hastanedeki koşullarla ilgiliydi ve Es-Savvaf, İsrail güçlerinin El-Ehli Baptist Hastanesi’ne düzenlediği saldırının ardından yeni saldırı tehdidine rağmen yaralıların durumunu ve oluşan yıkımı çekti. O, çok ama çok cesur bir gençti. Şifa Hastanesi düştükten ve El-Ehli Baptist Gazze’de çalışan tek hastane hâline geldikten sonra 500 yaralının tedavisiyle başa çıkmaya çalışıyorduk, birkaç gün dışarıdaki hayattan koptuk. Es-Savvaf yanımıza geldi, benimle ve cerrah bir meslektaşımla görüştü. Bu kadar cesur olması beni çok şaşırttı.

Gazze’de görüştüğüm ve birlikte çalıştığım kişilerin öldürüldüğü haberini almak çok zor oldu. Maalesef Gazze’den ayrıldıktan sonra Şifa Hastanesi’ndeki yanık ünitesinde hemşire olan bir meslektaşımın kardeşiyle öldürüldüğünü duydum. Birkaç gün sonra da Şifa Hastanesi’nin acil servis müdürü Dr. Haysam Ebu Hani’nin eşi ve çocuklarıyla öldürüldüğünü öğrendik. Her üç günde bir meslektaşlarınızın İsrailliler tarafından yaralandığını ya da öldürüldüğünü duyuyorsunuz. Bu savaş sırasında 300 doktor ve hemşire, İsrailliler tarafından öldürüldü.

gassan-ebu-sitte
January 18, The Hague-Netherlands (AA - Dursun Aydemir)
Gassan Ebu Sitte, AA’nın “Kanıt” kitabının ilk sayfasında yer alan ve El-Ehli Baptist Hastanesi bombalandığı gece çocuk naaşlarının arasında basın açıklaması yaptığı sırada çekilen fotoğrafına bakıyor.
Bir yeri yaşanmaz hâle getirmenin en etkili yollarından biri, İsraillilerin yaptığı gibi Gazze Şeridi’nde sağlık sistemini tahrip etmektir

“Günde 10 ila 12 ameliyat yapıyordum”

Bir ebeveyn olarak tüm bu yaralı çocuklarla ilgilenmek, psikolojik açıdan son derece zordu. Günde 10 ila 12 ameliyat yapıyordum ve gece 01.00’de bitiriyordum.

El-Ehli Baptist Hastanesi’ndeki anestezi malzemelerinin tükenmesinin ardından Gazze’den ayrılma kararı aldık. Bana kalsa ayrılmazdım. Meslektaşlarınıza ve hastalarınıza karşı, onları geride bırakmak istemeyeceğiniz bir sorumluluk hissediyorsunuz.

Gazze’de bulunduğum dönem, benim için hayatımı değiştiren bir deneyim oldu. Tüm yaşananlardan sonra ne olduğunu anlamak, bu deneyimin olumsuz yönlerinden kurtulmak ve kim olduğunuzu bulmak için kendinizi yeniden inşa etmeye çalışmak zaman alıyor.

slide-0
3 Nisan 2025, Gazze Şehri-Gazze (AA - Hames Alrefi)
Evleri bombalandığı için okula sığınanlar, saklanacak bir yer kalmadığı için dünyaya veda ediyor. Okulda insanlığın alması gereken dersler var ama dünya vicdanı devamsızlık yapmaya devam ediyor. Yüzü seçilmeyen çocuğu tutan adam gözlerini kapatmayanlar için bir ders veriyor: İnsanlık enkaz altında.
slide-1
27 Eylül 2025, Gazze Şehri-Gazze (AA - Ali Jadallah)
Kadın kefendeki yakınına veda ediyor. Aynı aileden aynı gün 11 kişi hayatını kaybetti. Sedyenin üzerinde son bir veda. Sonra hayat yaralı bir şekilde devam edecek. Adaletin bir gün tecelli edeceğini ummak belki de en büyük teselli.
slide-2
25 Temmuz 2025, Gazze Şehri-Gazze (AA - Ali Jadallah)
Yezen Ebu Ful henüz iki yaşında ve yetersiz beslenme nedeniyle kemikleri görünüyor. Açlıktan bayılıyor ve gıda ambargosunu soykırıma dönüştüren İsrail’in işlediği suçlardan bir yenisi kaydediliyor. Annesinin yüzünde çaresizlik, çocuğun sırtında ise dünyanın en ağır yüklerinden biri var: Terk edilmişlik.