
Bir annenin acısı: Kayıp oğlunu arıyor
“Oğlum Nebil Muhammed Zedan’ı 22 Ocak’taki İsrail saldırısında kaybettim. Oğlumun cesedini bulmak için buradayım.
Oğlum, üniversitede hukuk bölümünde 4’üncü sınıf öğrencisi, eğitimli ve kültürlü birisiydi. Üç aydır oğlumu arıyorum. Bu sürede gözüme uyku girmedi, dökmediğim gözyaşı kalmadı. Kızılhaç’a, sivil savunmaya, Sağlık Bakanlığına, hemen her yere başvurdum. Sokakta gördüğüm şehitlerin bile örtüsünü açıp oğlum mu diye baktım.
İran, İHA’larla İsrail’i vurduğunda Arap ülkeleri İsrail’in güvenliğinden endişe ediyordu. Peki ya bizim çocuklarımız? Onlar için neden endişe etmiyorsunuz? Ben bir anneyim, benim yanan kalbimi de görün, duyun.”
Abdullah Ebu Mustafa: Filistin halkını kışkırtmak için cesetlerin üzerine “gülücük” çizmişler
“Kızımı, kuzenimi, kuzenimin eşini ve kızını 22 Ocak’ta defnettik.
İsrail ordusu karadan kente girdiğinde Han Yunus mezarlığına giden yolu kapattı. Bu nedenle naaşları Nasır Hastanesi’ne defnettik.
Ramazan Bayramı’nda insanlar, naaşları geçici mezarlardan çıkarıp onlara yaraşır bir mezarlığa defnetmek üzere aralarında haberleşti. Geldiğimizde gördük ki, İsrail, bizim defnettiğimiz yaklaşık 1000 şehidin hepsini kabirlerinden çıkarmış. Üzerlerindeki kıyafetleri değiştirmişler. Şehitlerin elbiselerinin üzerinde İsrail yıldızı gördük. Filistin halkını kışkırtmak için o derece ileri gitmişler ki, şehitlerimizin bedenleri üzerine gülücükler çizmişler.
Toplu mezarlar bulduk ve her birinde en az 30-40 ceset vardı. Halk, ölen yakınlarını elbiselerinden teşhis etmeye çalıştı, ancak elbiseler çıkarıldığı için cesetlerin yüzde 70’inin kimliğini teşhis edemedik. Ayrıca cesetlerin bazılarını başı aşağıda, ayakları yukarıda olacak şekilde ve 4-5 ceset üst üste konulmuş vaziyette bulduk.”
Sivil Savunma Yetkilisi Raid Raid Sakr: Üç gündür çalışmalarımızı sürdürüyoruz, yaklaşık 150 şehit çıkardık
“Halk, yakınlarını defnettikleri yerde bulamayınca sivil savunma birimine haber verdi.
Sivil savunma ekipleri derhal bölgeye gelerek basit ekipmanlarla cenazelerin yerini tespit etmeye çalıştı. İsrail’in bir toplu mezar açtığını gördük. Aldığımız ihbara göre mezarda yüzlerce şehit var. 300-400 şehit olduğu söyleniyor. Üç gündür çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süre zarfında yaklaşık 150 şehit çıkardık. Çok sayıda kimliği belirsiz ceset var. Çıkarılan cesetlerden kimliği belirlenenler, akrabaları tarafından alınıp defnedildi. Kimliği belirlenemeyenler ise sivil savunma ekiplerince defnedildi.”

Gazze’deki hükûmetin Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail esSevabite: Çürümüş, başı ve derisi olmayan cesetler bulundu
“Nasır Hastanesi’nde 2 toplu mezar bulduk ve 150 kişinin cesedine ulaştık.
İsrail askerlerinin, Nasır Hastanesi’nden çekilmesinden bu yana 700 kişinin kayıp olduğunu ve İsrail’in infaz edip toplu mezarlara gömdüğü yüzlerce şehit olduğunu düşünüyoruz.
Nasır Hastanesi’nde yaşananlar Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nde ve öncesinde de Kemal Advan Hastanesi’nde yaşandı.
İsrail askerleri, yüzlerce şehidin naaşını yerinden çıkararak hastane kompleksi içinde toplu mezarlara gömmüş. Ancak hükûmete bağlı ekipler, işlenen bu suçu ortaya çıkarmak ve cesetlerin kimliğini tespit etmek için canla başla çalışıyor.
Çok sayıda tamamen çürümüş, derisi ya da başı olmayan, yarım cesetler bulduk. Bu, İsrail’in, sivillere, çocuklara ve yerinden edilenlere karşı işlediği bir katliam, intikam suçu ve vahşi bir savaştır.”


