
İnanç ve umut, vatan, özgürlük, hayat ve ölüm kavramları Gazze vatandaşı için ne gibi anlamlar ifade ediyor?
İnanç ve umut…
İnanç; savaş kesinlikle bizim zaferimizle sonuçlanacaktır. Bugün veya yarın zafer bizim olacaktır.
Umut; mevcut durumun yerine daha iyisi gelecektir. Yaşadığımız mevcut durumun her an değişmesini umuyoruz.
Vatan, üzerinde yaşamayı sevdiğimiz ve asıl itibarıyla bizim olan yer. Her türlü acıya, baskıya, zorlamaya, işkenceye maruz kalmamıza rağmen terk etmeyi asla kabul etmediğimiz yer. Burası bizim vatanımız. Aynı zamanda özgürlüğü yaşadığım yer.
Özgürlük kendi vatanımda yaşayabilmem, her an arzu ettiğim gibi hareket edebilmem, eğitim-öğretim veya diğer her ne alan varsa bunların hiçbirinde önümde engellerin olmaması. Özetle, kendi ülkemde özgür bir şekilde hareket edebilmem. Fakat ne yazık ki ben bugün kendi ülkemde özgür bir şekilde hareket edemiyorum. Bombalanan evime ne olduğuna gidip de bakamıyorum bile bugün.
Bugün Gazze Şeridi’nin alanı çok ufak olmasına rağmen bölgelere ayrılmış durumda. Ben evime dönüp de ne olduğuna bakamıyorum. Bizler kendi ülkemizde inşallah hareket özgürlüğüne kavuşacağımız günleri bekliyoruz.
Hayat ve ölüm… Bunlar en zor kavramlar. Bizler İsrail’in açtığı savaş nedeniyle her an acı çekiyoruz, kahroluyoruz, aşağılanıyoruz. Öyle bir hâl aldı ki artık ölmeyi temenni ediyoruz. Bunu sadece ben söylemiyorum, bunu birçok insan söylüyor. Keşke evlerimizde şehit olsaydık diyoruz. Veya keşke ölseydik de ülkemizin bu hâlini görmeseydik. Keşke ölseydik de bu derece zillet ve yıkımı görmeseydik.
Dünyaya söyleyeceğiniz bir şey var mı?
Elbette. Biz dünyaya çok çok yük oluyoruz. Sizlerin yardımlarınıza ihtiyacımız var. Filistin halkının maruz kaldığı toplu soykırım savaşını durdurmak için tavır almanıza ve baskı yapmanıza ihtiyacımız var.


