
İnanç ve umut, vatan, özgürlük, hayat ve ölüm kavramları Gazze vatandaşı için ne gibi anlamlar ifade ediyor?
Önce umut. Ben Gazze Şeridi’nde yerinden edilmiş biri olarak müsaadenizle Gazze Şeridi’ndeki durumdan bahsedeyim. Bizler maruz kaldıklarımızdan ötürü umudumuzu kaybetmiş durumdayız. Bununla birlikte, Rabbimizden umudumuz büyüktür.
Hayat kavramına gelince; maalesef Gazze Şeridi’nde hayatta kalmak çok zorlaştı. Burada yaşayanlar için hayatta kalmak çok zor. Gazze maalesef toplu mezarlığa dönüştü. Burada yaşıyorsan sen de sıranı bekliyorsun demektir. Bizler vaktiyle yaşadığımız hayatın nasıl bir şey olduğunu tamamen unuttuk.
Ölüm kavramına dair ise üzüntüyle belirteyim ki, Gazze Şeridi’nde her an ölebilirsin. Mesela şu anda oturup konuşurken akrabalarından birinin, ikisinin, üçünün şehit olduğu haberini alabilirsin. Ölüm haberleri almak bizim için çok zor bir durum.
Özgürlük için şunu diyebilirim: bizler gerçekten bir gün özgürlüğümüze kavuşacağımıza dair çok büyük ümit besliyoruz.
İnanç… İnanç… İnanç… Müsaadenizle Gazze Şeridi’nde bize yönelik yapılan toplu soykırımdan bahsedeyim. Bunun bir gün son bulacağına inancımız tamdır. Şu anda kaderimizi yaşıyoruz. İnanç kavramı büyük bir kavramdır. Savaşta bizleri rahatlatan kavram.
Dünyaya vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Gazze Şeridi’ne yönelik yapılan savaşın başlangıcında dünyaya mesajımızı ilettik. Mesajımız sürekli şu oldu: Bizi öldüren sizin sessizliğiniz. Bir şeyler yapın. Hiç olmazsa bizimle irtibatta olun.
Bu felaket karşısında Gazze’nin göstermiş olduğu dayanışma için neler söyleyeceksiniz?
Sizlere Gazze Şeridi’nde krizlere karşı nasıl davrandığımızdan bahsedeyim. İsrail’in bize karşı başlattığı savaş yaklaşık dört aydır devam ediyor. Krizlerle mücadele için birçok yola başvurduk. Öyle bir aşamaya geldik ki, bir lokma ekmeği birçok kişiye dağıtmak zorunda kaldık. Çözümler bulmaya çalışıyoruz. Ancak doğrusu vaziyet çok ağır. Sizin de gördüğünüz gibi hâlimiz yaman.
Gazze Şeridi halkının direnişi ve mücadelesi gerçekten çok takdire şayan bir durumdur. Siz yani tüm dünya Gazze halkının bu direnişini çok garip karşılıyor. Gazze her an bombalar altında, tamamen yangın yerine dönmüş bir hâlde. Ancak herkes birbirine kenetlenmiş durumda. Gazze Şeridi’nde acı çok büyük. Her aileden kayıplar var, çok sayıda yaralı var. Herkesin birbirine destek vermesi, yaşanan bu soykırım karşısında bizleri ayakta tutuyor, sabretmemizi sağlıyor.
Hayatımızı nasıl devam ettirdiğimize gelince; bu savaş füzelerle soykırım savaşıdır, imha savaşıdır. Aralarında çocukların da olduğu en hassas kesimlere yönelik bir savaştır. Bombalardan ölmeyen çocuklar soğuktan ve açlıktan ölüyor.
Dayanışma sahnelerine gelince; Nasır Hastanesi örneğine değinelim. Gazze Şeridi’nde yerinden olan çok sayıda insan var. Yol kuşatma altındaydı. Yolun bir tarafında yerinden edilenlerin kaldığı okul ve diğer tarafında ise Nasır Hastanesi var. İnsanlar iplerle bir tür bağlantı yaparak hastanenin suyunun akmaya devam etmesini sağladılar.
İnşallah bizler bütün bunlardan kurtulacağız. Rabbimizden Gazze Şeridi’ndeki savaşın son bulmasını canıgönülden niyaz ediyoruz.





